Sinem Özdeniz
Zannederim ki, okulda Sinem'i benden ve Ahu'dan başka daha iyi tanıyan üçüncü bir şahıs olamaz. Onunla ilk tanıştığımızda sınıfta gözümüze seri hareketleri, dizüstü forması ve gömleği Pierre Cardin diye bas bas bağıran bir kızla tanıştık. O zamandan bu yana acı tatlı güzel anılarla dolu arkadaşlığımız sürüyor. Sinem her zaman her şeyden gülme payı çıkartan, beni en mutsuz anımda bile güldüren biridir. Sinem'le birlikteliğimizin %50'si okulda geçer. Uzun yıllardır ortaöğretim öğrenimi almaktadır. Bu yüzden okulun demirbaşları arasındadır. Onun okuldan en kısa zamanda emekli olmasını dilerim. Böylece emekli maaşıyla babası Sinem'in giyim parasının bir miktarından kurtulmuş olur. Az bir miktar dedim çünkü o her şeyin güzelini, en kalitesini giymeyi sever. Tam bir marka düşkünüdür, çorabına kadar kaliteli giyinmeye özen gösterir. Sinem'in ileride iyi bir manken olacağı bizlerce onaylanmış; çünkü boyu, fiziği ve güzelliğiyle mankenlik yapması çok elverişli bulunmuştur. Onun yüzünü beyaz görmek pek mümkün değildir. Yazın doğal güneş ışınlarından, kışın da solaryum yaptığından her zaman bronz kalmayı başarmıştır.
Arkadaşlığın değerini, anlamını bilen canım arkadaşıma, hayatının olmasını istediğinden daha iyi olmasını, her zaman yüzündeki o güzel tebessümün kaybolmamasını dilerim. İyi ve kötü anında daima yanında olacak seni çok seven arkadaşın...
Okulda ve sınıfta güzel denince akla gelen kişilerdendir. Sinem'i okulda tanımamak mümkün değildir. 300 metreden parlayan o iri gözleri ile dikkat çeker ve hayat dolu gözleriyle her zaman gülücükler saçar. Onun önünde oturanlar her zaman ondan şikayetçidirler; çünkü bacakları çok uzundur. Sinem herkese karşı çok sevecen ve sıcakkanlıdır. Arka sıraların vazgeçilmez elemanlarındandır. Yaptığı esprilerle ortalığa neşe saçar. Sana ilerideki hayatında başarı ve mutluluk dileriz, gülen yüzünün hiç solmamasını temenni ederiz.
